6/28/2009
Ağlayan çocuk üzerine

"Ağlayan Çocuk" Tablosu Lanetli mi?
Dünyanın en ünlü tablolarından biri olan "Ağlayan Çocuk" hakkında garip iddiâlar var
Şili'nin başkenti Santiago'da, bir cadılar bayramı partisinin afişinde -Türkiye'de de büyük ilgi gören ve hemen hemen her evde bulunan- "Ağlayan Çocuk" tablosu kullanılınca, medyumlar ayağa kalktı..
Şili Medyumlar Birliği, "Ağlayan Çocuk" tablosunun, son 30 yılda dünyada lanet saçtığını ve Şili'de de en az 80 kişiye uğursuzluk getirdiğini söyleyerek tablonun yasaklanmasını istedi.
Medyumlar Birliği Başkanı, tablonun insanlara "yaralanma", "boşanma", "sevgililerinden ayrılma" gibi kötü şans getirdiğini söyledi.
Ülkenin en çok satan gazetesi "Lun", haberi manşetten vererek bu isteğe destek verdi.
Şili, şimdi "Ağlayan Çocuk" tablosunun kendilerine lânet ve kötü şans getirdiğini söyleyen insanların hikâyelerini konuşuyor.
Gerçekten Lânetli mi?
"Ağlayan Çocuk" tablosuyla ilgili "lânet" efsâneleri, yıllardır Avrupa'da dolaşıyor. Özellikle İngiltere'de, 80'li yıllarda etrafta bir efsâne gibi dolaşan söylentilere göre, bu tablonun olduğu evlerde yangın herşeyi kül etse de bir tek tablo sağlam çıkıyor.
İngiltere'de hiçbir itfaiyeci, bu nedenle tabloyu evine sokmuyor. 1985'te "The Sun" Gazetesi, bir kampanya düzenlemiş ve bir meydanda okuyucularını toplayarak bu tabloyu yakmıştı. İnanışa göre bu tablo bir eve asılınca, o ev mutlaka bir kez yangın tehlikesi geçiriyor.
İtalyan Bruno Amadio tarafından çizilen bu tablo 80'li yıllarda bir efsane olmuştu.
"Ağlayan Çocuk" Portresinin Hikâyesi
İtalyan Bruno Amadio tarafından çizilen bu tablo, 80'li yıllarda bir efsâne olmuştu.
Bragolin'in yaşamı hakkında çok bilgi yoktur. Pek çok ağlayarak karanlık geleceğini süzen erkek çocuk portresi, ona mâl edilmiştir. Söylentilere göre Venediklidir.
Şehir efsânelerine göre, 1985'de yanan bir evden tek kurtulan şey, bu çocuk portresi olur ve lânetlidir. Bulunduğu eve yıkım getirir. İçinde bulunduğu ev yansa bile, resme bir şey olmaz. İngiliz itfaiyeciler, pek çok yangında, bu tablonun röprodüksiyonlarının zarar görmeden kurtulduğunu öne sürmektedirler.
Hakkında pek yeterli bilgi bulunmayan bu tablo, "Cry Boy", "The Crying Boy" ya da "Die Weinenden Jungen" olarak bilinir.
İngiliz magazin basını da, 1980'lerde aylarca bu konuyu işlemişti.
Kaynak: Vatan Gazetesi
6/26/2009
Açıklanamayan doğa olayları
Açıklanamayan doğa olayları
ABD'de 'hareket eden taşlar', Venezuela'da 'dinmeyen fırtına', ABD'nin Idaho eyaletinde 'yanan gökkuşağı', Danimarka'da 'kara güneş', Hindistan'da 'kızıl yağmur'.Bunlar yıllardan beri oluyor ama bilim dünyası bile bu doğa olaylarını haryetle izliyor. Bazı açıklamalar getirilse de çözümlenemeyen yönleriyle bu doğa olayları görenleri şaşırtmaya devam ediyor.

HAREKET EDEN TAŞLAR: ABD'nin Kaliforniya ile Nevada eyaletlerinin sınırında bulunan Death Valley (Ölüm Vadisi), "hareket eden taşları" ile yıllardan beri bilim adamlarını çekiyor. Günlerce gözlemlenen taşların yer değiştirmesi ise tüm araştırmalara rağmen açıklanamıyor. Bir teze göre, rüzgar, taşların kum üzerinde kaymalarını sağlıyor. Ancak yüzlerce kiloluk taşları hareket ettirecek kadar şiddetli rüzgarlar kaydedilmiyor. Ayrıca aynı noktadan hareket etmeye başlayan taşların nasıl olup da farklı yönlere yöneldiklerini kimse açıklayamıyor. Rüzgar teorisine karşı çıkanlar "Rüzgar, aynı noktadan hareket etmeye başlayan iki taşı aynı yöne kaydırır. Ama burada durum farklı" diyor. Büyük muamma sürüyor.

KARA GÜNEŞ:
Danimarka'da her ilkbaharda, gün batımına yaklaşık yarım saat kala, milyonlarca kuş biraraya gelip, gökyüzünde inanılmaz şekiller oluşturarak uçuyor. Danimarka'nın en batı bölgesinde Mart ayından Nisan'ın ortalarına kadar, her akşm gün batımına yarım saat kala biraraya gelen bu milyonlarca kuşun neden böyle davrandığını bilim adamları tam olarak açıklayamıyor.

DİNMEYEN FIRTINA:
Ya da diğer adıyla 'Catatumbo şimşekleri' dünyada eşi benzeri olmayan bir doğa olayı. Catatumbo Nehri ile Marakaibo Gölü'nün buluştuğu yer üzerinde oluşan bulutların çarpışması sonucu şimşek fırtınası meydana geliyor. 5 kilometre yüksekte oluşan yüksek voltaj nedeniyle yılda 140-160 gece boyunca, her gece 10 saat süreyle şimsekler çakıyor. Şimşekler bazen saatte 280 kez tekrarlanıyor. Bölgede, Şiddeti 400 bin amper olmak üzere yılda ortalama 1 milyon 176 bin elektik boşalma meydana geliyor. Bu nedenle bölge dünyada ozon oluşturan tek yer olarak geçiyor. İnanılmaz 'şimşek fırtınası' ise 400 kilometre mesafeden izlenebiliyor. Gemiler bile yön tayin etmekte şimşekleri kullanıyor.

YANAN GÖKKUŞAĞI:
Dünyanın her yerinde zaman zaman gökkuşağı oluşuyor. Ama ABD'nin Idaho Eyaleti'nde (Washington eyalet sınırında) oluşan gökkuşakları bir başka. Görenleri hem şaşrıtan hem de büyüleyen cinsten. Çünkü bu gökkuşakları bildiğimiz gökkuşaklarından çok farklı. Dağılmış gibi görünen ve bir alevi andıran gökkuşağını inceleyen bilim adamları burada meydana gelen fenomeni şöyle açıklıyorlar: Güneş ufuktan 58 derece tepede olduğu sırada, yüksek seviyede cirus tipi bulutlar oluştuğunda ve de bu bulutlar heksagonal (altıgen) su kritallerinden oluştuğunda, güneş ışınları bu bulutlardan geçerken gökkuşağı renkleri oluşuyor. Bu fotoğraf 3 Haziran 2006'da çekildi.

KIZIL YAĞMURLAR:
2001 yılında, 25 Temmuz'dan, 23 Eylül'e kadar Hindistan'ın Kerala bölgesine yağan her yağmur kızıl renkte oldu. Bölge halkının geleneksel olarak giydiği beyaz renkteki elbiselerde ise yağmur kan kırmızısına yakın bir kırmızıya dönüştü. Hindistan Hükümeti olaya el koyu ve 'kızıl yağmurun' nedeni araştırıldı. Tahminlere göre Hint Okyanusu'nda oluşan mikroskopik kızıl yosunlar buna neden oldu. Ancak 2006 yılında olayla ilgili araştımalarını sürdüren Mahatma Gandhi Universitesi'nden 2 bilim adamı Godfrey Louis ve Santhosh Kumar, aslında dünya dışı hücrelerin atmosferde yarattığı izotopik reaksiyornların bu yağmurları kızıla boyadığını söyleyince bu garip olay yeniden gündeme geldi.

MAMMATUS BULUTLARI:
Meteorolojide mammatokumulus bulutları olarak da geçiyor. Bulutların altında sarkıtların oluşması son derece ilginç görünüyor. Çok geniş alanları kaplayabilen bu tip bulutlar hareketsiz gibi görünse de ekstrem bir hava durumunun işareti sayılıyor. Ancak bilim, oluşmaları için gerekli faktörleri hala tam olarak belirleyemedi.

PENİTENTES:
Bazı dağ tepelerinde görülebiliyor. Güneş ışınlarının buzullara yansıması sonucunda oluştukları belirtiliyor. Beyaz sivri başlıklar takmış, kortej halinde yürüyen rahibelerin uzaktan görüntüsünü andırdığından "penitenes" adı verilen bu garip doğal oluşumun neden sadece bazı yerlerde meydana geldiği bilinmiyor.

SÜPERHÜCRELER:
Genellikle izole ama çok şiddetli fırtınalar doğururlar ve saatlerce sürebilir. Ayrıca bazıları ikiye bölünüp, iki ayrı yöne hareket edebilirler. Bazen hortumlara dönüşebilir. Genellikle çok büyük miktarda dolu ve yağmur bırakırlar. Bu süper-hücreler en büyük dolu taşlarını taşırlar.

ŞEYTAN ATEŞİ:
Ya da ateş hortumları. Birkaç metre yüksekliğe kadar ulaşabilen alevlerden oluşan bir hortum. Birkaç dakika sürüyor. Bilim adamlarına göre sıcak hava akımları sonucunda oluşuyor ancak hangi faktörlerin biraraya gelmesinin sonucunda oluştuğu kesin olarak bilinmiyor. Daha çok çalılıklarda çıkan yangınlarda meydana geliyor ama çok ender görülüyor.

BUZ HALKALARI:
Sibirya gibi çok soğuk bölgelerde ortaya çıkıyor. Bazen debisi çok düşük akar sularda da meydana geliyor. Bilim adamları, tam olarak hangi şartlarda oluştuklarını araştırıyor.

MAVİ GÜNEŞ:
Mısır'ın başkenti Kahire yakınlarındaki piramitlerin güvenlik kameraları, 14 Aralık 2006'da saat 16.47'ten başlayan garip bir olayı kaydetti. Güneşin rengi, yaklaşık 15 dakika boyunca maviye döndü. Görüntüler daha sonra bir grup fizikçi tarafından incelendi. "Mavi güneş olayı" ile ilgili hazırladıkları raporda şu ifadeler yer aldı: "Güvenlik kamerası tarafından kaydedilen ve ilk kez belgelenmiş olan 'mavi güneş olayı', bugüne kadar sadece 5 kez yaşanmıştır. En son 'mavi güneş olayı' 1950'de İskoçya'nın Edinburg kentinde meydana geldi." Ancak bilim adamları yazılı raporlarında, olaya neden olan etkenlere yer vermediler. Bugün de süren araştırmalarla ilgili bazı bilim adamları "mavi güneş olayının" havadaki kirliliğe bağlı olduğunu savunuyor. Ancak bir başka grup bilim adamı, da bu tezi "1950'lerde bu denli bir hava kirliliği yoktu. Aynı oranda kirlilik yoksa, olay nasıl aynı şekilde gerçekleşebilir?" diyerek tartışmayı sürdürüyor.
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Bu mesajı "Sürmene Haber" grubuna üye olduğunuz için aldınız.
Sürmene haber grubuna haber , mesaj göndermek için , mail adresi:
surmenem@googlegroups.com
adresini kullanabilirsiniz.
"Sürmene Haber" grubunu incelemek ve daha fazla bilgi almak için
http://groups.google.com.tr/group/surmenem?hl=tr
adresinden bu grubu ziyaret edin.
"Sürmene 2012 Dünya Olimpiyatlarına hazırlanıyor..."
"'Sürmene yok, Olimpiyat'da Türkiye'de yok"
"Artık Sürmene var."
"Sürmene... Sürünmeden..."
"Kartallar gibi super hızla uçarak"
"Sur" Fransızca'da "süper" demek.
"Sur" edat olarakta "bir şeyin üstünde" "yukarısında" demek ,
İspanyolca "güney"( karadenizin güneyi) demek
Türkçede "kale duvarı", demek
"Hayal etmek , yapmaktan önemlli"
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
6/02/2009
Tarlaladan Korta - Anadolu Ajansı sitesinden
http://209.85.129.132/search?q=cache:7yZRJSmDW6cJ:www.aa.com.tr/tr/videolu-haberler/184/+%C5%9Falvarl%C4%B1+badminton+anadolu+ajans%C4%B1&cd=8&hl=tr&ct=clnk&gl=tr&client=firefox-a
Video Haberin adresi:
http://www.aa.com.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=531&Itemid=1http://www.aa.com.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=531&Itemid=1
TARLADAN KORTA
MERSİN - Kerem Kocalar - Mersin'in Yenişehir ilçesinde ''Şalvarlı Badminton Turnuvası''na katılacak köylü vatandaşlar, erkek-kadın bir arada okuldaki kortlarda antrenman yapıyor.
Yenişehir Kaymakamı Eyüp Sabri Kartal, düzenlenen olimpiyatlarda Mersin'in yeterince temsil edilmediğini dikkate alarak, badminton sporunun kent genelinde ve ilçe özelinde sevdirilmesi için
''1 ayda bin kort'' projesini hayata geçirdiklerini hatırlattı.
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Bu mesajı "Sürmene Haber" grubuna üye olduğunuz için aldınız.
Sürmene haber grubuna haber , mesaj göndermek için , mail adresi:
surmenem@googlegroups.com
adresini kullanabilirsiniz.
"Sürmene Haber" grubunu incelemek ve daha fazla bilgi almak için
http://groups.google.com.tr/group/surmenem?hl=tr
adresinden bu grubu ziyaret edin.
"Sürmene 2012 Dünya Olimpiyatlarına hazırlanıyor..."
"'Sürmene yok, Olimpiyat'da Türkiye'de yok"
"Artık Sürmene var."
"Sürmene... Sürünmeden..."
"Kartallar gibi super hızla uçarak"
"Sur" Fransızca'da "süper" demek.
"Sur" edat olarakta "bir şeyin üstünde" "yukarısında" demek ,
İspanyolca "güney"( karadenizin güneyi) demek
Türkçede "kale duvarı", demek
"Hayal etmek , yapmaktan önemlli"
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
Haber Türk'de Badminton
Haberin adresi:
http://www.htspor.com/Diger/spor-haber/149682-salvarli-badminton-turnuvasi.aspx
Haberin Videosu:
http://video.haberturk.com/Video.aspx?v_ID=39138
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Bu mesajı "Sürmene Haber" grubuna üye olduğunuz için aldınız.
Sürmene haber grubuna haber , mesaj göndermek için , mail adresi:
surmenem@googlegroups.com
adresini kullanabilirsiniz.
"Sürmene Haber" grubunu incelemek ve daha fazla bilgi almak için
http://groups.google.com.tr/group/surmenem?hl=tr
adresinden bu grubu ziyaret edin.
"Sürmene 2012 Dünya Olimpiyatlarına hazırlanıyor..."
"'Sürmene yok, Olimpiyat'da Türkiye'de yok"
"Artık Sürmene var."
"Sürmene... Sürünmeden..."
"Kartallar gibi super hızla uçarak"
"Sur" Fransızca'da "süper" demek.
"Sur" edat olarakta "bir şeyin üstünde" "yukarısında" demek ,
İspanyolca "güney"( karadenizin güneyi) demek
Türkçede "kale duvarı", demek
"Hayal etmek , yapmaktan önemlli"
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---









